|
| |
 |
KORDON KANI SAKLANMASI |
|
| |
|
|
|
| |
|
Bebek, anne karnındaki yaşamında, göbek kordonu ile anne kanından
beslenir. Bu beslenme direk olarak anne damarlarına bağlanarak değil,
plasenta (bebeğin-eşi) aracılığı ile olur. Plasenta, bebek ile anne
arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan bir yapıdır. Doğumdan
hemen sonra, görevini tamamlayarak bebekle beraber rahim dışına atılır.
Yani doğumdan sonra ne anne nede bebek için artık gerekmeyen bir dokudur
ve çöpe atılır. Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra bebek-eşinin
içinde kalan kandır. Bu kan kök hücre açısından son derece zengindir.
Direk olarak anne veya bebekten kan alınmadığı için herhangi bir acı
hissi veya komplikasyon riski yoktur. |
|
| |
|
|
|
| |
|
 |
|
Kordon Kanı Kök Hücre Açısından Oldukça
Yalın ve Zengin Bir Kaynaktır. |
|
|
| |
|
|
|
| |
|
Yetişkin kemik iliğinden kök hücre elde etmek
steril cerrahi işlemler gerektirir. Bu işlemlerin belli maddi külfetleri
vardır ve bir hastalık veya ihtiyaç olmadan istek üzerine yapılan
işlemler değildir. Ayrıca, radyasyon, kimyasallar ve enfeksiyonlar
gibi dış etkenler nedeniyle ister istemez zarar görmektedirler. Bu
durum daha sonra kök hücrelerin sağlıklı bir şekilde üretilmesi ve
tedavide kullanılması açısından problem yaratabilmektedir.
Oysa göbek kordonundaki kandan elde edilen kök hücre, herhangi bir kimyasalla
henüz karşılaşmamıştır. Bu işlemin anne ve bebek açısından hiçbir risk taşımaması,
olası bir hastalık durumunda tedavinin kemik iliği nakline göre daha kolay
ve ucuz olması kordon kanının avantajıdır. Gerekli durumda çoğaltılması
periferik kan kök hücrelerine nazaran daha kolay olmaktadır. Aile
içinde doku uyumu daha fazladır. Doğumda alınan kordon kanı ilerde
bebeğin kendisi için kullanılmasa da, anne, baba veya diğer kardeşlerden
biri için hayat kurtarıcı olabilmektedir. Bu nedenle birçok anne
baba adayı, doğum sırasında bebeğinin kordon kanını saklamak istemektedir. |
|
| |
|
|
|
| |
|
Kordon kanını dondurup saklamanın pek çok amacı
vardır. Bunlardan ilki, bebeğin ilerde kök hücre tedavisi gerektirecek
organ doku yaralanması, harabiyeti veye yaşlılığı gibi bir durumla
kartşılaştığında, doku uyumu olan verici aramaya gerek kalmadan kendine
ait sağlıklı bebeklik çağı kök hücreleriyle tedavi edilebilmesidir.
Kişinin kendi hücre ve dokuları ile uyum sorunu olmayacağından, bu
çok önemli bir avantajdır. Diğer bir amaç, bebeğin kardeşlerinde
ya da yakın akrabalarında çıkabilecek hastalıkların tedavisidir.
1988 yılında Fankoni Aplastik anemi hastalığı bulunan bir çocuğun
ilk kez kordon kanı ile tedavi edilmesinden bu yana, yüzden fazla hasta bu
yöntem ile tedavi edilmiştir.
Kemik iliğinden kök hücre ayıklama yöntemi, habis kan hastalıklarında ve bazı
kanser türlerinde, sağlıklı kan miktarını yükseltmek için yoğun olarak kullanılmaktadır.
Ancak, hastaların %70 ine uygun kemik iliği bulunamamaktadır. Oysa, göbek kordonundaki
kandan elde edilen kök hücrede, (şayet saklanmışsa), uyum problemi ortadan
kalkmaktadır. Günümüzde bu yeni yöntemden, kanser, Parkinson, Alzheimer
gibi - şimdilik - 50'yi askin hastalığın tedavisinde faydalanılmaktadır.
Dünya çapındaki yoğun araştırmalar yöntemin kullanım alanlarını hızla
geliştirmektedir. |
|
| |
|
|
|
| |
|
Eğer eşler tarafından bu işlemin yapılması
kararı verilmişse beklenen doğum tarihinden en az 1-2 hafta önce
ilgili laboratuvar ve doğumu yaptıracak olan hekime durum bildirilmeli
ve gerekli hazırlıkların yapılması sağlanmalıdır. Bu sayede gerekli
ekipman ve belgeler doğum anında hazır bulundurulabilir. |
|
| |
|
|
|
|